| Çin’i Anlamak — “15. Beş Yıllık Plan” Çin–Türkiye Ekonomik ve Ticari İlişkilerine Güç Katıyor |
| 2025-12-04 20:32 |
|
4 Aralık 2025 tarihinde, Başkonsolosumuz Sayin Wei Xiaodong'in kaleme aldığı “Çin'i Anlamak — “15. Beş Yıllık Plan” Çin–Türkiye Ekonomik ve Ticari İlişkilerine Güç Katıyor” başlıklı makale Ekonomi gazetesinde yayımlanmıştır. Makalenin tam metni şöyledir:
Kısa bir süre önce, Çin Komünist Partisi 20. Merkez Komitesi’nin Dördüncü Genel Kurulu başarıyla tamamlandı. Bu toplantının en önemli sonucu, “Çin Komünist Partisi Merkez Komitesinin Ulusal Ekonomik ve Sosyal Kalkınmanın 15. Beş Yıllık Planının Hazırlanmasına İlişkin Önerileri”nin incelenerek kabul edilmiş olmasıdır. Söz konusu öneriler, önümüzdeki beş yıl için Çin’in ekonomik ve sosyal kalkınmasına ilişkin kapsamlı bir yol haritası ortaya koymakta; yalnızca Çin’in yüksek kaliteli kalkınması ve yüksek düzeyli dışa açılımı için üst düzey bir tasarım sunmakla kalmayıp, aynı zamanda Çin–Türkiye ekonomik ve ticari işbirliği için yeni büyüme alanları ve stratejik fırsatlar da yaratmaktadır. Tek Bir Plandan Sapmadan İlerlemek: İstikrarla Çin–Türkiye İşbirliğinin Aydınlık Geleceğini Açmak Bilimsel bir şekilde beş yıllık planlar hazırlamak ve bunları ardışık biçimde hayata geçirmek, Çin Komünist Partisi’nin ülke yönetimindeki önemli tecrübelerinden biri olduğu gibi, Çin’e özgü sosyalizmin de başlıca siyasi üstünlüklerinden biridir. Beş yıllık planlar ne Çin’in icadıdır ne de yalnızca Çin’e mahsustur; ancak bu sistemi uzun vadede kararlılıkla uygulayıp büyük başarılar elde edebilen tek ülke Çin olmuştur. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyanın yaklaşık üçte birinde beş yıllık plan uygulamaları görülmüş, fakat çoğu çeşitli nedenlerle yarım kalmıştır. Çin ise Çin Komünist Partisi’nin güçlü liderliği sayesinde kuşaktan kuşağa aktarılan bir kararlılıkla çalışarak 1953’ten 2025’e kadar 14 adet beş yıllık planı hayata geçirmiş ve dünya tarihinde ender görülen kalkınma mucizeleri yaratmıştır. Uluslararası ortamın son derece karmaşık olduğu, belirsizliklerin ve istikrarsızlıkların iç içe geçtiği günümüzde, Çin’in “tek bir planı sonuna kadar uygulama” konusundaki stratejik kararlılığı ile öngörülebilir politika çerçevesi, Türkiye dâhil tüm dünya ülkeleri için son derece değerli bir “belirlilik getirisi” sağlamaktadır. Çin’e inanmak, yarına inanmak demektir; Çin’e yatırım yapmak, geleceğe yatırım yapmaktır. Yüksek Kaliteli Kalkınmayı Kararlılıkla İlerletmek: Çin–Türkiye İşbirliği İçin Yeni Alanlar Açmak Gelecekte Çin’in kalkınması daha yüksek kaliteli, daha dengeli ve daha sürdürülebilir olacaktır. “15. Beş Yıllık Plan” döneminde Çin, ileri imalat sanayisini omurga edinen modern bir endüstriyel sistem kuracak; yeni sanayi ve geleceğin sektörlerini sürekli geliştirecek; yeni enerji, yeni malzemeler gibi stratejik ve yenilikçi sanayi kümelerinin oluşumunu hızlandıracaktır. Çin, bilim ve teknolojide kendi kendine yeterlilik ve kendini güçlendirme kapasitesini de önemli ölçüde artıracaktır. Çin’in bilimsel ve teknolojik bağımsızlığa yönelik çabası, kapalı bir “yüksek duvarlı küçük avlu” inşa etmek için değil; açık, adil, hakkaniyetli ve ayrımcılık içermeyen bir bilimsel ve teknolojik kalkınma ortamı oluşturmak, yenilikçi başarıların tüm insanlığın ortak refahına daha iyi hizmet etmesini sağlamak içindir. Uygulama göstermiştir ki Çin–Türkiye teknoloji işbirliği bu süreçte tamamen çift yönlü güçlenme sağlayabilir ve iki tarafı da yeni başarılara taşıyabilir. Nitekim, Türkiye’nin Keyvan Aviation şirketi tarafından sağlanan navigasyon verileri Çin’de kullanılmaktadır; Huawei, Türk akademisyen Prof. Erdal Arıkan’ın bilgi teorisi alanındaki temel araştırmalarını 5G teknolojisi geliştirmede uygulamıştır; ayrıca ilk Çin–Türkiye İleri Malzemeler ve Esnek Elektronik Sempozyumu İstanbul’da başarıyla düzenlenmiştir. Bunların tümü bu işbirliği potansiyelinin güçlü kanıtlarıdır. Çin, karbon emisyonlarında zirveye ulaşma hedefini planlandığı şekilde gerçekleştirecek; temiz, düşük karbonlu, güvenli ve verimli bir yeni enerji sistemi oluşturacak ve başlıca kirletici emisyonlarını sürekli azaltacaktır. Bu bağlamda, iki ülkenin güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi ve yeni enerji taşımacılığı gibi alanlardaki işbirliği giderek genişleyecektir. Çin’de halkın tüketim seviyesi yükseldikçe yüksek kaliteli ürünlere olan talep de artacaktır. Türkiye’nin kuru yemişleri, zeytinyağı ve balı çoktan Çin’deki e-ticaret platformlarının “popüler” ürünleri hâline gelmiştir. Son dönemde Balıkesir, Manisa gibi konsolosluğumuzun görev bölgesindeki illerde gerçekleştirdiğim ziyaretlerde, yerel tarım ürünlerinin yüksek kalitesi ve uygun fiyatları beni oldukça etkiledi. Çin’de tüketim yükseltme süreci hızlanırken, daha fazla Türk tarım ürününün Çin pazarına girmesini memnuniyetle karşılıyor; iki ülkenin tarım ve gıda alanlarındaki işbirliğinin daha da derinleşmesini teşvik ediyoruz. Aynı zamanda, Çin halkının yüksek kaliteli turizm hizmetlerine yönelik talebi giderek artmaktadır. Bu doğrultuda, gelecekte daha fazla Çinli turistin Türkiye’yi ziyaret edeceğine inanıyorum. Yüksek Düzeyde Dışa Açılımı Genişletmek: Çin–Türkiye İşbirliğinde Yeni Bir Kazan–Kazan Dönemi Başlatmak “15. Beş Yıllık Plan” döneminde Çin, bağımsız dışa açılımın kapsamını genişletmek, ticaretin yenilikçi gelişimini desteklemek, çift yönlü yatırımlar için yeni alanlar açmak ve “Kuşak ve Yol”un yüksek kaliteyle ortaklaşa inşasını ilerletmek gibi dört alanda çalışmalarını güçlendirerek Çin tarzı modernleşmenin yeni bir safhasını başlatacak; Çin’in büyük pazarını küresel ölçekte büyük fırsatlar sunmaya hazırlayacaktır. Türkiye, Çin ile hükümetler arası “Kuşak ve Yol” işbirliği belgesi imzalayan ilk ülkelerden biridir. İki ülkenin, “Kuşak ve Yol” girişimi ile “Orta Koridor” planının uyumlaştırılmasına ilişkin mutabakat zaptının imzalanmasının üzerinden on yıl geçmiştir ve bu süre zarfında Çin–Türkiye pragmatik işbirliği son derece verimli sonuçlar doğurmuştur. Bu yıl, Çin–Türkiye direkt uçuşlarının artırılması, Çin-Avrupa yük trenlerinin Türkiye güzergâhındaki seferlerinin yoğunlaştırılması, ikili yerel para takası anlaşmasının yenilenmesi, Bank of China ile Türk Hava Yolları arasında büyük ölçekli finansman anlaşmasının imzalanması, ve RMB Takas Bankasının Türkiye’de resmen faaliyete başlaması gibi birçok önemli gelişme yaşanmıştır. Bu bağlamda, İki ülke arasındaki insan hareketliliği de kesintisiz artmakta; çeşitli alanlardaki işbirliği giderek daha yüksek bir niteliğe ulaşmaktadır. Geleceğe bakıldığında, Çin olarak Türkiye ile kalkınma stratejilerinin uyumlaştırılmasını güçlendirmeye, iki ülke halkının arasında gönülden gönüle bağları derinleştirmeye, çeşitli alanlarda pragmatik işbirliğini genişletmeye ve önümüzdeki on yılın yüksek kaliteli “Kuşak ve Yol” ortak inşasının “ince işçilikle resmedilmiş bir tabloya” dönüştürülmesine birlikte katkıda bulunmaya hazırız. Bunun, iki ülke halklarının refahına önemli faydalar sağlayacağına inanıyoruz. “15. Beş Yıllık Plan” dönemi, Çin’in sosyalist modernleşmeyi temel olarak gerçekleştirmesi için sağlam bir zemin hazırlayan; geçmişi geleceğe bağlayan kritik bir aşamadır. Çin, durmaksızın çaba gösterecek, adım adım belirlediği hedefleri hayata geçirecek ve Türkiye dâhil tüm ülkelerle fırsatları paylaşarak ortak gelişimi teşvik edecektir. Geliniz, iki ülke liderlerinin görüşmelerinde varılan önemli mutabakatı rehber edinerek, 2026 yılında Çin–Türkiye diplomatik ilişkilerinin kuruluşunun 55. yıldönümünü vesilesiyle tüm alanlarda somut işbirliğini kararlılıkla ilerleterek Çin–Türkiye ilişkilerinin daha müreffeh bir geleceğe ulaşmasını sağlayalım ve insanlığın ortak kader topluluğunun inşasına birlikte katkı sunalım. |
